“Yüksek Ziraat Mühendisi Kezban Şahin Taysun’un Potkal kitap yayını “Kafesteki Kalp” adlı romanı kadınlarımızın karşılaştığı sorunların çözümüne edebi bir katkı niteliğinde. Anılar, olayların düşündüren değerlendirmesiyle ilgi çeken anlamlı vurgulamalarla başarılı bir çıkış.” Yekta Güngör ÖZDEN
18 Kasım 2014 Salı
Yazar Kezban ŞAHİN TAYSUN HaberTurk Bulmacalarına konuk oldu.
Yazar Kezban Şahin Taysun hem fotoğrafıyla (15 kasım 2014) hem de eserleriyle (13 kasım 2014) Habertürk bulmacasına konuk oldu....
17 Kasım 2014 Pazartesi
Aynadaki Göz bugün SÖZCÜ Gazetesinde Yekta Güngör ÖZDEN in yazısı
"Düşünce aydınlığımızla duygu erincimizi sağlamakta en büyük payı alan yayınlar, zamanımızın en yararlı kaynaklarıdır. Okuyanların sayısıyla okunanların sayısı gönendirecek düzeyde olmamasına karşın yayınlarla yaşadığımız mutluluk, edindiğimiz bilgilerle düşünsel açılımlar gücümüzü artırmaktadır. Okurlarımızı bilgilendirmek görevini düzenli biçimde sürdürmeye çalışıyoruz. Kezban Şahin TAYSUN’un 15 öyküyü içeren “Aynadaki Göz” adlı kitabı YİTİK ÜLKE Yayınları’ndan. Doğaya, aşka, engellilere, özellikle kadınlarımızın toplumsal ve kültürel yaşamdaki durumlarına değinen, beğeni toplayan bir yapıt."Yekta Güngör ÖZDEN
Yazının devamını okumak için tıklayınız..
http://sozcu.com.tr/2014/yazarlar/yekta-gungor-ozden/kultur-yildizlari-649685/
http://www.qoshe.com/sozcu/yekta-gungor-ozden/kultur-yildizlari/214080
14 Kasım 2014 Cuma
Yazar Kezban Şahin Taysun 33.İstanbul Tüyap Kitap Fuarında
Yazar Kezban Şahin Taysun, yarın İSTANBUL TÜYAP KİTAP FUARI'nda Yitik Ülke Yayınları standında (2. Salon, 603 D ) 15 Kasım 2014 Cumartesi, saat:14:00-15:00 de kitapları; Kafesteki Kalp ve Aynadaki Göz'ü okurlarına imzalayacak.
3 Kasım 2014 Pazartesi
Kafesteki Kalp Kitabı Üzerine Okur Görüşü
Değerli Okur Serdar Yegül'e kitabımla ilgili güzel görüşlerinden dolayı çok teşekkür ediyorum....
OKUR GÖRÜŞÜ:
OKUR GÖRÜŞÜ:
SERDAR YEGÜL’ÜN KEZBAN ŞAHİN TAYSUN’UN KAFESTEKİ KALP KİTABI HAKKINDAKİ
DÜŞÜNCELERİ:
Romanı
okurken ilk kez karşılaştığım ifadeler oldu: “kaynaksız kurallar” ve “kaynaksız
doğrular” (sayfa 47) gibi.. Bu ifadeler ilerleyen sayfalarda: “kaynağı belli
olmayan doğrular” ve “hazır doğrular” şeklinde kullanılıyor. Sanırım romanın
ana teması, bu ifadeler etrafında şekilleniyor.
Yazarın
bu ifadelerini ben de günlük hayatımda; sağdan gelen “hazır doğru”yu, geldiği haliyle,
bir trafik polisinin hemencecik yol vermesi gibi, sol tarafa yol vermesine
benzetiyorum. Benim bu konudaki ifadem de: “Hayalet trafik polisi” olabilir;
Türkiye’de,
Türk kültüründe, bilhassa anneler çocuklarını yetiştirirken, yazarın ifadesiyle
“hazır doğrular”la yetiştiriyorlar diye düşünüyorum. Eğer çocuk kendisi gayret
göstererek sorgulayıcı bir dünya görüşüne sahip olmazsa, “otomatik pilotta”,
“hazır doğrular”la hayatını sürdürmeye devam ederse, o zaman erkek gencin evlendiği
kızla sorunlar hemencecik çıkabiliyor. Benim teyzemin tabiriyle; “erkek,
annesine de karısına da ‘dur’ demesini bilecek” hareket tarzını gösteremeyebiliyor.
Ben sonuç olarak, Peyami Safa’nın: “Türk annesi çocuk yetiştirmeye ehil değil!”
cümlesine geliyorum. Onun için Türk erkekleri gerekli zihinsel direnç
geliştiremeden büyüyor; ve evliliklerinde zorlanabiliyorlar. Çünkü yataklarında
hem erkeğin hem de kızın annesi var; evlilikler en az 4 kişiyle yürüyor. O
zaman da hep sorun çıkıyor.
Tabii
“hazır doğrular” sırf evliliklerde, kadın erkek ilişkilerinde değil, hayatın
tüm alanlarında görebiliyoruz. İş ortamlarında, sokakta, toplu taşıma
araçlarında, oturduğumuz konutlarında, insanla karşılaştığımız her yerde. Romanda merkezde kadın olsa da, kadının
yetiştirdiği erkek, tekrar kadına “yol su elektrik olarak geri dönüyor”. Yani kapalı bir devre işliyor gibi geliyor
bana. Bu kapalı devrenin, bu fasit dairenin kırılması gerekiyor. Bu mücadelede
bazen kişisel bazen de ailesel zararlarla karşılaşıyoruz.
Ahmet
Hamdi Tanpınar’ın dediği gibi biz, bilgiyi zamanımıza göre yeniden üretmeliyiz.
Üretmediğimiz zaman, işte yazarın işaret ettiği gibi, “hazır doğrular”la
yaşadığımız zaman, böyle doğrular çıkıyor karşımıza. Onun için her konuda
okumak ve zihni açık insanlarla söyleşmek zorundayız. Bilgiyi, yeniden üretmek
zorundayız. Tabii bu zahmetli bir süreç! Sürekli zihinsel dirençler geliştirmek
zorundayız. Ama bizim gibi düşünen insanların başka çıkar yolu da yok!
Bizim
toplumumuzun temel sorunlarından biri olan “hazır doğrular”ı merkezine alarak
böyle bir roman yazdığı için Yazar Kezban Şahin Taysun’u gerçekten tebrik ediyor ve kendisine teşekkür ediyorum.
Bugün
toplumumuzda; A, B, C dini cemaatine mensup arkadaşların “hazır doğrular”la
hayatlarını sürdürdüğünü görünce, bu romanı neden önemsediğim daha iyi
anlaşılabilir.
Romanın
bir bölümünde “Babaannenin iyi davrandığını sanarak çocuğun kalbini kırması ve
kendini dine adaması” anlatılmış. Bu tip babaanneleri, toplumumuzda o kadar çok
görüyorum ki.. Hem de bu babaanneler, yaşlı da değil çoğu kez. Genç insanlarda,
idarecilerde de görüyorum bu tavırları.
O
nedenle roman, günümüz Türk insanının temel sorunlarına parmak basıyor..
2. Türkiye’de
kadın sorunlarını işleyen bir romandan kasvetli bir anlatım beklerken, yazar rahat bir anlatım seçmiş. Konular rahat
ilerliyor ve sıkmıyor. Öyle ki; ben ekseriya okuyacağım romanın kaç sayfa
olduğunu ve kaçıncı sayfada olduğumu zaman zaman kontrol ederim. İlk kez bu
romanda sayfa sayılarına hiç bakmadım. Bu yazarın başarısı;
3. Yazarın
her bölümün başına bir cümle koyması hoş olmuş;
4. Roman,
kısa kısa bölümler halinde sunulmuş. Bu rahat okumayı sağlıyor diye
düşünüyorum;
5. Romanda
ince ince esprili bir dil kullanılmış. Sanırım bu, zor bir konuyu gülümseterek
vermeyi sağlamış;
6. Romanın
kurgusu güzel olmuş.
7. Okurken,
“Gülşen, Kadri’yle İnşallah evlenmez!” diyerek okudum.…
Kezban Şahin Taysun'a böyle sahici bir roman yazdığı için gönülden teşekkür
ediyorum. Onun kalemiyle tanıştığıma ve eserini okuduğuma
seviniyorum. Başarılarının devamını dilerim.
Saygılarımla,
Saygılarımla,
S.
Serdar Yegül /Ankara
31 Ekim 2014 Cuma
Aynadaki Göz ve Kafesteki Kalp 33.İstanbul TÜYAP Kitap Fuarında
Yazar Kezban Şahin Taysun 15 Kasım 2014 Saat:14:00- 15:00 Yitik Ülke Yayınları Standında Okurlarına kitaplarını imzalayacak...
22 Ekim 2014 Çarşamba
Güncel Sanat Dergisi Öykü ve Şiir Yarışması 2014
| 2013 Yılı Güncel Sanat Dergisi Öykü ve Şiir Yarışması Ödül Töreni |
5.GÜNCEL SANAT DERGİSİ ÖYKÜ VE KAYGUSUZ ABDAL ŞİİR YARIŞMASI 2014
ŞİİR
YARIŞMASI ŞARTLARI:
1-
Yarışmada konu ve tür serbesttir. Daha önce ödül almamış, hiçbir yerde
(internet siteleri dahil) yayımlanmamış en fazla iki şiir ile katılabilecektir.
(Serbest ve hece ayrımı yoktur.)
2-
Şiirler, 12 punto Times New Roman karakterli bilgisayar ya da daktilo ile
yazılacak; beş nüsha çoğaltılıp, posta ile PK: 66 Alanya/ Antalya adresine ve,
bir nüsha e-posta yoluyla alanyaguncel@gmail.com gönderilecektir. Gecikme ve
kayıplardan dergimiz sorumlu tutulamaz.
3-
Şairler, gerçek isimleri ile yarışmaya katılabilirler. (Mahlas kullananlar
ayrıca belirtebilirler)
4-
Katılım süreci 1 Temmuz 2014 tarihinde başlayıp, 24 Ocak 2015 tarihinde sona
erecektir.
5-Katılımcılar,
1’er özgeçmiş, vesikalık fotoğraf ile yazışma adresi, telefon, e-posta ve varsa
faks gibi iletişim bilgilerini ayrı bir zarfa koyarak, eserleriyle birlikte
göndereceklerdir.
6-
Ödüller; Kaygusuz Abdal, Güzel Alanya, Alanya Kale, Alara, Alanya Kızılkule,
Güncel Sanat ve Seçici Kurul özendirme ödülleri olarak belirlenmiştir.
Seçici
kurul: Prof. Dr. Tuğrul İnal / Yar. Doc. Dr. Mehmet Yardımcı / Hasan Uğur TAŞÇI
/ Metin TURAN / M. Demirel BABACANOĞLU
KISA
ÖYKÜ YARIŞMASI ŞARTLARI:
1-
Yarışmada konu ve tür serbesttir. Daha önce ödül almamış, hiçbir yerde
(internet siteleri dahil) yayımlanmamış en fazla bir öykü ile katılabilecektir.
2-
Öykü, 12 punto Times New Roman karakterli bilgisayar veya daktilo ile en fazla
4 sayfa olarak yazılacak; beş nüsha çoğaltılıp, posta ile PK: 66 Alanya/
Antalya adresine ve, bir nüsha e-posta yoluyla alanyaguncel@gmail.com
gönderilecektir. Gecikme ve kayıplardan dergimiz sorumlu tutulamaz.
3-Yazarlar
gerçek isimleri ile yarışmaya katılacaklardır.
4-Katılım
süreci 1 Temmuz 2014 tarihinde başlayıp, 24 Ocak 2015 tarihinde sona erecektir.
5-
Katılımcılar, 1’er özgeçmiş, vesikalık fotoğraf ile yazışma adresi, telefon,
e-posta ve varsa faks gibi iletişim bilgilerini ayrı bir zarfa koyarak,
eserleriyle birlikte göndereceklerdir.
7-Ödüller;
Akdeniz Öykü Ödülü, Güzel Alanya, Alanya Kalesi, Alara, Alanya Kızıl Kule,
Güncel Sanat ve Seçici Kurul Özendirme ödülleri olarak belirlenmiştir.
Seçici
kurul: Öner YAĞCI / Bilge ÖNGÖRE/ / Mehmet GÜLER/ Münevver OGAN / Arslan BAYIR
N0T:
Öğrenci müracaatları olursa önceki yıllar yaptığımız gibi ayrıca değerlendirecektir.
- Her iki yarışma için öğrenci müracaatları olursa, yaş gruplarına göre değerlendirilecektir.
- Gecikme ve kayıplardan dergimiz sorumlu tutulamaz.
- Sonuçlar:15 Mart 2015 tarihinde açıklanacak, ödüller töreni daha sonra belirlenecektir.
- Yarışma ödülleri: Kitap seti, kazandı belgesi ve plaket verilecektir.
- Yarışmalar için, alanyaguncel@gmail.com ve 0532 409 4521 numaralı telefondan bilgi edinilebilir.
- Her iki yarışma için öğrenci müracaatları olursa, yaş gruplarına göre değerlendirilecektir.
- Gecikme ve kayıplardan dergimiz sorumlu tutulamaz.
- Sonuçlar:15 Mart 2015 tarihinde açıklanacak, ödüller töreni daha sonra belirlenecektir.
- Yarışma ödülleri: Kitap seti, kazandı belgesi ve plaket verilecektir.
- Yarışmalar için, alanyaguncel@gmail.com ve 0532 409 4521 numaralı telefondan bilgi edinilebilir.
4. GÜNCEL SANAT DERGİSİ ÖYKÜ VE ŞİİR YARIŞMASI SONUÇLARI (2013)
ŞİİR ÖDÜLLERİ;
Kaygusuz Abdal Ödülü: Refik Uğur
(Seninle Biçimlenir)
1.lik Ömriye Karataş
(Armagedon)
2.lik Leyla Asan (Zaman Masalcısı) ve Adnan
Sungur (Bir Çocuğun Suda Boğulan Hayalleri)
3.lük Birkan Onat (Bilesin ki Ölüm Var // ve
İkbal Kaynar (Kadınım Ben)
Kızıl Kule Ödülü: Sibel Unur Özdemir(Lale'm)
ve Kezban Şahin Taysun (Sevi Kapanı) , Gürsel Sürücü (Bir Dal
Karanfil)
Güncel Sanat Ödülü: Hakan
Cucunel
Seçici Kurul Ödülü: Uğur Gürekin(Bana Böyle
Masal Anlatmayın) ve (Eyüp Ekinci (Yeniler Kendini)
Şiirde Hece Dalında
1. Hasan Korkmaz (Geldim)
2. İbrahim Gösterir (Bir Sen
Yanmazsın)
3. Hüambetova Tehmine (Azeri)
Kızıl Kule Ödülü: Müslüm Koygun (Gel
Atam)
Güncel Sanat Ödülü: Elif Kılıç (Kaygusuz
Abdal)
Öğrenciler Şiirde: Lise
1. Mecit Batuhan ALPAY/ Mutluluk
Senfonisi
2. Alican Ergün / Gönlümdeki Ev
3. Merseline Fedakar / Olsaydım
4. Eylem Işık: Kızıl Kule Ödülü / Unuttum
Unuttum Ama Defalarca
Ortaokul:
1. Ebru Konal / Aşk Ver Bana
2. Tolga Merk Günbay / Satranç
3. Ceylin Dilara Ertel / Çanakkale Geçilir
mi Sandın
İlkokul:
1. Elen Seynep Çelik / Atatürk’e Bir
Bak
2. Nisa Şebnem Şengül /Savaş
Çocukları
Kısa Öykü Yarışması:
Akdeniz Ödülü: Mercan Civan / Aşka mı Düştük
Yoksa
1.lik: Sevin Sezgin (Duygusal Bir Yolculuk)
ve Murat Yazıcı (Mor Açan Yaban)
2.lik: Asuman Demir (79 Saat adlı öyküsü
ile)
3.lük: Nesrin Erdem / Mutluluk
Çayı
Kızıl Kule Ödülü: Yayla Karsan Boztaş
(Şermin Hanımın Berberi) ve Zekine Dündar (Arayış)
Güncel Sanat Ödülü: Tayfun Ak (Kırmızı Işık)
ve Çetin Tarı (Çilek)
Seçici Kurul Ödülü: Mehmet Önder (İşe
Yaramayan Torpil) , Duygu Batu (Halata Bağlı Gemi) ve Elif Sonkaya
(Irgat)
Öğrenciler:
Lise:
1. Abdurrahman Deniz Hayta / Küçük Bir
Sevgi
2. Mehnmet Emin Eren /Kuş
Masalı
3. Huzeyfe Kocabaş / Tohumdan
Ağaca
Ortaokul:
1.Asena Ardaman / Konuşan Otel
Duvarı
2. Sude Öztürk/ Sultan
3. Dilay Babahan/ Boncuk Barışı
Ararken
Kızıl Kule Ödülü: Ezgi Boz/ Eski
Mahalle
Güncel Sanat Ödülü: Bartu Can
Palamut
20 Ekim 2014 Pazartesi
Aynadaki Göz kitabı Uçan Süpürge Dergisinde -Röportaj
Yazar Kezban Şahin Taysun'la Uçan Süpürge Dergisinde yapılan röportaj;
Röportajın devamını okumak için aşağıdaki linke tıklayınız.
http://www.ucansupurge.org/turkce/index2.php?Hbr=1604
“Kadın sorunlarını kadınlar
çözer”
Uçan Süpürge Haber Merkezi
16
Eylül 2014
Kadınlara karşı ikiyüzlü ahlak
anlayışı üstüne isyanını dile getirdiği kitaplarıyla tanınan Kezban Şahin
Taysun’la, ödüllü öykülerinden oluşan Aynadaki Göz adlı kitabını konuşmak üzere
buluştuk. Taysun, Burhaniye Öykü Atölyesinin konuğuydu. Filiz Kayalı’nın
haberi.Röportajın devamını okumak için aşağıdaki linke tıklayınız.
14 Ağustos 2014 Perşembe
KAFESTEKİ KALP KİTAP EYLEMİ BLOGU'NDA _ KİTAP ÜZERİNE OKUR GÖRÜŞÜ
Blog yazarı Kitap Eylemi'nin KAFESTEKİ KALP ile İlgili OKUR GÖRÜŞÜ
http://kitapeylemi.blogspot.com.tr/2014/08/76-kafesteki-kalp-kezban-sahin-taysun.html
http://kitapeylemi.blogspot.com.tr/2014/08/76-kafesteki-kalp-kezban-sahin-taysun.html
21 Temmuz 2014 Pazartesi
Yazar Kezban Şahin Taysun Burhaniye Öykü Atölyesinin konuğu
Yazarın ikinci kitabı AYNADAKİ GÖZ (öykü) üzerine söyleşi ve imza etkinliği gerçekleştirilecek.
Yer: 23 Temmuz 2014 saat:14:00
Ören İda Çay Bahçesi, Burhaniye Balıkesir
AYNADAKİ GÖZ, GÜNCEL SANAT Temmuz-Ağustos 2014 sayısında
BİR YAZAR-BİR KİTAP
Yıllardan
beri katıldığı şiir ve öykü yarışmalarında sayısız ödüller kazanan ve yapıtları
pek çok dergide yayınlanan Kezban Şahin TAYSUN, üretken, başarılı ve etkileyici
bir yazar! 2013de Potkal Kitap tarafından yayınlanan “KAFESTEKİ KALP” isimli ilk
romanıyla okurların büyük beğenisini kazandı, yazın dünyasından çok olumlu
tepkiler aldı. 2014 yılında da ilk öykü kitabı “AYNADAKİ GÖZ” Yitik Ülke
Yayınları arasında çıktı. On beş öyküden oluşan 120 sayfalık bu kitabı bir
solukta okudum. Çok etkilendim, çok beğendim. Aşağıda kısa alıntılarla tanıtmaya
çalıştığım bu öykü kitabını tüm okurların da beğeneceğine inanıyorum. Keyifli
okumalar…
AYNADAKİ GÖZ
Bir yanda, “Birbirlerini çok çabuk kıran ama kolay onaramayan, yaşamlarını aralarındaki o gergin zeminde, bir buzlu camın iki yanındaymışçasına birbirlerini duymadan, yaşamı küskün sürdüren, belleklerindeki dağınık bağlantılarla bilinmez diyarlara göçüp duran” yaşlı eşler…
Bir yanda, “Birbirlerini çok çabuk kıran ama kolay onaramayan, yaşamlarını aralarındaki o gergin zeminde, bir buzlu camın iki yanındaymışçasına birbirlerini duymadan, yaşamı küskün sürdüren, belleklerindeki dağınık bağlantılarla bilinmez diyarlara göçüp duran” yaşlı eşler…
Okurken bir
anda umutsuzluk, karamsarlık kaplayacak yüreğinizi, belki
bunalacaksınız.
Ama diğer
yanda, “Birbirlerine huzurlu ve dingin bir
yaşamı gülümseyerek sunan, sevgi
saygı ve paylaşımla, her daim birbirlerinin
yanı başında olan,
varlığını
çoğaltan,
değer bilir, erdemli”
eşler… Bir anda umudun, mutluluğun, huzurun büyüsü rahatlatacak
sizi.
Sonra yeniden
öykü kahramanlarının yaşadıkları başarısızlıklar, pişmanlıklar,
karamsarlıklar, umutsuzluklar ve mutsuzluklar karşısında
girdiğiniz o bunaltan ruh hali…
“İnce sislerin tel olup ruhunu
deldiği o
soğuk gün,
kadınlığını, onurunu ve umutlarını
ortalığa
saçılmış gibi hissetti. Derin bir
boşluk hissi içini kapladı,
sessizliğin sesinden ürperdi. Kayıp
vicdanların sahiplerinin, içinde hiçbir sevgi ışıltısı olmayan çıplak gözleri
karşısında, kimsenin
görmediği silik bir gölgeye
dönüştü.
Yaşama dair
düşleri, üzerine tuz dökülen bir
salyangoz gibi eriyip gitti…”
“Yaşanmayan, yorgun veya
kaçırılan anlar, dünyanın dönüşüne uyum
sağlayamadan yitip giden
zamanlar… Pişmanlıklarla dolu hayat!
Zamanında yaşanmayanların, bir gün ve en
savunmasız anında bir hançere dönüşüp insanın
yüreğine saplanması... Umutların
havada asılı kalması… Aynadaki sevdiğinin gözlerinden yansıyan bir
çöl ve az suyla yetinmesi gereken bir kaktüs…”
Ayrılığa, mutsuzluğa mahkûm bir sevdalının iç burkan
seslenişleri:
“Aşk; ruhumda binlerce cam
kırığına
dönüştü ve tüm
organlarıma battı. En çok da yüreğime… Kimse görmüyordu ki ben
oracıkta can çekişiyordum.
Kışta
kalmış, yapraklarını
dökmüş, çıplak ve yalnız bir
ağaç
gibi hissettim kendimi. Ruhum üşüyordu.”
Yazar, karanlıklardan aydınlıklara çıkmanın,
okuyucuyu yeniden umuda, huzura ulaştırmanın yolunu buluyor. Nasıl mı? Aşağıdaki
kısa alıntıları okuduğunuzda bunu hemen duyumsadınız değil mi?
“Sevgiye susamış ama güçlü, kararlı ve
cesaretli kadın! O yabancı gözler ruhuna girip yüreğinde
ışıldadığında çok mutluydu.
Yanlışı
geçmişin sayfaları arasında
bırakan, hatalarını görebilen, sadece kendine inanan, yalnız ama onurlu
kadın… Deneyimlerinin sesini duyan, karşısına çıkan fırsatları
algılayabilen, kendisine sunulan sevgiye misliyle karşılık vermeye
çalışan ve her
şeye
rağmen
aşka
inanan kadın… Ilık bir rüzgârın yanağını öpüp
kaçtığını hissetti. Gözlerinde
aniden beliren umut penceresini sonuna dek araladı. Mutluluk; dertlerin
kapattığı perdeden içeri sızan
ışık, bir hayalin gerçek
olması, bir kelebeğin kanadında gökyüzüne
açılmak…”
“Yaşamın
karmaşası içinde görmezden
geldiğimiz,
başvurmadığımız
yüreğimizdeki
ışığı ve
belleğimizdeki
hoş
anları harekete geçirebiliriz, zamanı yakalayabiliriz. Evrenin
sonsuzluğunda karanlık bir nokta
olmaktan çıkmayı başarabiliriz.
Aydınlığın bir parçası olabiliriz,
yarattığımız
değişimlerle bir
ışığa
dönüşebiliriz.”
Doğa tutkunu
yazar, Ziraat Fakültesi mezunu olmanın bilinci ve avantajıyla çevreci öyküsünde
de okuyucuyu mest ediyor:
“Rüzgâr önüne
ne geçerse alıp götürüyor. Birkaç cılız ot ona direniyor. Sonunda otların
çığlığını rüzgârın ıslığı bastırıyor. Ya sen? Tüm olanlara
her zaman seyirci kalmış olan sen!
Seyrettiğin şey; yavaş yavaş kanından çekilen
yaşam ve teslim olduğun kaderin! Gelecek yiyen bir canavar
olan savurganlıktan vazgeç! Doğaya duyduğun saygıyı; ondan
aldığını ona özenle iade ederek göster!
Doğanın dengesini bozma!
Kucaklaş doğayla!”
“Yeşil mantolu dağların, bu görkemli eserin
oluşmasına katkı sağlayan, doğayı şekillendiren doğanın fırçaları; rüzgâr,
yağmur, kar, küçük canlılar…
Özlediğimiz; canlıları doyunca ıslık çalan
bir doğa… Su sesi, böcek kıpırtısı, toprak
kokusu ve gelinciklerin dansı, ağustos böceklerinin
şarkıları… Şırıltısıyla ve cıvıltısıyla
yaşamın sesinin göğe değmesi… Yaşamın izini bulmak…
Yaşamın sesini duymak… Mevsiminde
yağan yağmura, zamanında esen rüzgâra
teşekkür…”
Hacı Bektaş Veli’nin
sözleri gibi: “Düşünce
karanlığına
ışık
tutanlara ne mutlu!” Gerçekten de ne mutlu Kezban Şahin TAYSUN’a! Günümüzde
hortlatılmak istenen karanlık düşüncelere, ışık saçan düşünceleriyle karşı
koyduğu, geriletmeye çabaladığı için…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










